personal taste ^^ Gu Jun Pyo büyürse..

yine görsele boğulmuş bir yazı ile geldim.. daha daha daha fazla koymak isterdim, hatta bütün blogu doldurmak isterdim ama sonra benden başkası bakmaz diye korkuyorum:) bir süredir yazılmayı bekleyen süper bir dizi.. uzun zamnadır merak ediyordum ve sonunda muradıma erdim.. ailecek izlediğimiz dizilerden biri oldu personal taste.. ki bizimkiler sıradan şeyleri seyredebilecek sabra sahip olmadıklarından bu baştan sona merakla izlenebilecek bir dizi olduğunun kanıtı oluyor.. bu kadar merakla beklememin asıl sebebi tabi ki Lee Min Ho.. bunu inkar edecek değilim.. ama Lee Min Ho gerçekten hakkını verdi.. beklediğime değdi ve sadece karizmasıyla ve BOF’ın havası sayesinde değilde yetenekli olduğu için beğenildiğini kanıtladı bana göre..

ana hatlarıyla olaylar şöyle başlıyor; en yakın kız arkadaşı ve sevgilisinin evleneceğini düğün sırasında öğrenen saf ve temiz kalpli Son Ye Jin dibe vurmuştur.. bu olayın üstüne iş arkadaşı tarafından dolandırılması yüzünden mimari açıdan büyük öneme sahip evinin bir odasını bir çok tesadüf sonucu tanıştığı ve gay sandığı Lee Min Ho’ya kiralar..
kılık kıyafetine ve tavırlarına hiç dikkat etmeyen bu kızcağız aile sevgisi tadamadığı için hayatı boyunca tutunacak bir dal aramıştır.. bu yalnızlığın ve Lee Min Ho’nun dayanılamaz cazibesinden dolayı ev arkadaşına kısa sürede ısınır..bir süre sonra tabi ki bu kadar iyi bir kızı kaçırmanın büyük bir aptallık olduğunu farkeden eski sevgilisi, köpek gibi pişman olur ama iş işten geçmiştir.. bu dönüşü fırsat bilen Son Ye Jin, doğasına aykırı olmasına rağmen bir intikam planına girişir ve bunun için Lee Min Ho’dan yardım ister.. Lee min Ho ise “oyun bitti” dediği anda intikam planından vazgeçmesi şartı ile yardım etmeyi kabul eder..

tabi bu oyun bitti anına bayılmayan yoktur.. olamaz da :) hiçbir oyun bundan daha iyi bir şekilde bitirilemezdi kanımca.. hem intikama son darbe hemde yeni bir hayata başlangıç için süper bir adımın sembolü gibiydi.. bu arada üstte ki resimde sağdan çıkan kafaya bakın ve gülün mümkünse :)

yukarıda Son ye Jin ile Lee Min ho’nun arasında oturan işte o gelmiş geçmiş en kötü arkadaş.. Son Ye Jin’in sevgilisin çalan kişi.. kendine nasıl güveniyor görmeniz lazım.. her zaman ki gibi gıcık olduğum tüm karakterlere uygulamak istediğim şiddeti ona da uygulamak istedim.. hem de fazlasıyla.. tamam güzel giyiniyor havalı iyi tarafaları nadirde olsa var ama beter bir kıskançlığı ve açgözlülüğü var..

bu kahve içen bey ise önemli bir karakter.. Lee Min Ho’nun işlerini hale yola sokması için bu adamın gözüne girmesi gerek.. ne kadar bu resimde belli olmasa da başlarda oldukça ciddi görünen bir karakter… fakat sonradan ne kadar yumuşak bir kalbe sahip olduğunu öğreniyoruz.. genelde yan karakterlerden pek bahsetme gereği duymam ama bu sefer bahsetmemek büyük haksızlık olur.. asaleti diller destan.. dizi için büyük bir sürpriz saklıyor.. çok sevdim ve çok üzüldüm haline.. keşke onu da gösterselerdi devamında.. neyse daha fazla bahsetmeyeyim tadı kaçmasın..

Son Ye Jin’e en büyük destek is şu  yukarıdaki abladan geliyor her zaman.. yine yukarıdaki erkek ise Lee Min Ho’nun iş arkadaşı ve bizimkiler onu Lee Min Ho’nun sevgilisi sanıyorlar.. öyle bir gay taklidi yapıyor ki gülmekten bi hal oluyorsunuz.. biraz abartılı hareket ediyordu belki ama bence süper olmuştu.. abartılı jest ve mimiklere genelde katlanamasam da bu sefer tam anlamıyla bayıldığımı söylemem gerek.. acayip güzeldi..

yukarıda ki resimde ise Lee min Ho’nun karizmasını görüyoruz :) baştan sona hep karizma ağlarken de gülerken de.. daracık-kısa paçalı pantolonları bile azaltmaya yetmemiş.. her şey yakışıyor valla.. filinta gibi çocuk diye buna diyorlar herhalde.. ki ben rahatsız olmadım kısa paçalarından.. ceketleri, kazakları, trençkotları harikaydı.. süper giydirmişleridi bence.. 

dizideki en güzel olaylardan biri ise Yoon Eun Hye’nin Lee Min Ho’nun ilk aşkı olarak konuk olmasıydı.. merakla bekliyordum onun sahnesini.. valla çok asil bir görüntüsü vardı.. Min Hoo’yla da baya yakışıyorlardı.. Min Ho’nun geçmişi hatırladığı bir sahne var, bayıldım ben ona.. “Eun Soo(Yoon Eun Hye) biz artık arkadaş olmayalım” deyişi var, nasıl tatlı görmeniz lazım.. tabi burada “arkadaş olmayalım sevgili olalım” demek istiyor :)

dizi o geleneksel eli elime değmedi dizilerinden biri değil.. Min Ho ve Son Ye Jin daha normal ve aramızdan birileri gibi.. doğallar.. eğlenceliler.. sevgilerini belli etmekten ölesiye kaçmıyorlar..

görüldüğü gibi iyi vakit geçiriyorlar.. şu alttaki sahne süperdi ya.. neyse daha fazla yazmayacağım bu sahne ile ilgili kıskançlık damarım kabarabilir her an.. roamantik sahneler sıkça yer almış.. insana pozitif enerji yükleyen bir dizi.. Son Ye Jin, Lee min Ho’ya; Gum Jan di’den elli katdaha fazla yakışmış.. o kıza ne kadar gıcık olduğumu bilmeyen yok herhalde.. yaklaşmasın bir daha benimkilerin yanına :)

yine de sanki Son Ye Jin, Min Ho için hafif büyük gibiydi.. aynı yaşta olmadıkları belliydi bence ama rahatsız olmadım ben.. göze batmıyo pek.. ama başlardaki kıyafetleri gerçekten korkunç.. daha önce izlememiş olsam berbat bir şekilde kayıtlara geçecekti.. her tarafı yara bere içinde dolanıyordu başlarda..

biraz da geleneksel olarak son sahnelerin durumundan bahsedersek; bence gelmiş geçmiş en dürüst-bütün sona sahip kore dizisi.. her şey yerli yerine oturuyor.. yan karakterler bile bir sonuca bağlanmış.. ki; bi çok dizide ana karakterlere bile ne olduğunu öğrenemediğimiz zamanlar oluyor.. hepsine ne olduğunu tek tek göstermişler.. bayıldım çok sevdim.. havada kalan şeyleri sevmem ben.. daha ne söyleyeyim çok beğendiğim her halimden anlaşılıyordur herhalde..

About these ads

13 thoughts on “personal taste ^^ Gu Jun Pyo büyürse..

  1. Son Ye-jin ‘in ( Sun-hee & Jin-hee ) isimli dizisi hariç tüm film ve dizilerini izledim. Bu diziyi de sırf eksik kalmasın diye izlemeye çalıştım walla. Kesinlikle bir erkek için eziyetten başka birşey değil bu diziyi izlemek. Tam bayanlara göre diyebilirim. Hatta bayanlar neresini beyeniyor anlamakta zorluk çekiyorum ama, beyeniyorlarsa beyeniyorlardır. ^^ Sonuçta ben bir erkek olduğumdan mütevellit ne kadar kasarsam kasayım zaten anlayamam bayanları eheuhuehue ^^ Benim adıma eziyetti bu diziyi izlemek.

    • ben çok severek izledim.. biz kızlar dünyaya pembe gözlüklerle bakmayı seviyoruz.. tabi gerçek hayatta olmayınca böyle drama ve filmlerle avutuyoruz kendimiz napalım.. gerçekçi yönleri zaten yeterince yaşamıyormuyuz ki izlemeye ihtiyaç duyalım.. böyle eğlenceli şeyler izlemek çok rahat hissettiriyor..
      diğerleri de güzel tabi seviyorum çoğu zaman ama öyle işte..
      kendi içinde çelişen bir yazı oldu sanırım.. neyse..
      erkeklerin de sevmesi iyi olurdu ya neden sevmiyosunuz ki? :(

  2. Walla başrol oyuncularıyla ilgili bir sıkıntım yok. Ama yeteri derecede bir heyecan bulamadım. Sürekli kapalı ortamlarda çevrilmişti ve tiyatro izlemekten farksızdı. Tiyatroyu 2 saat izleyebilirsin ama tüm bölümler boyunca aynı sahneleri görmek dizide sıkıyor baya.

    Beni gülümseten tek şey eşcinsel rolü oynamak zorunda kalan arkedeşin komik hareket ve mimikleriydi. Başka bi yerde hiç hatırlamıyorum… Ne güldüm…. Ne üzüldüm…. Öyyylleee onlar oynadı ben baktım. O oldu yani. En azından benim açımdan.

    Ama ben kişisel görüşümü söylüyorum. Bu yorumu okuyan ve bu diziyi izlememiş olanların yüzde 75 i belki izlerlerse beyenirler. İzlemeyin demiyorum yani kısaca ^^

  3. kesinlikle süper tek kelimeyle harıka bir dizi eeee atbi li min hu olduktan sonra tabik, de harika olcak bayılyorum bo çoçuga aşıgım ya sırf onun için korece eitim almaya başladım offfffffff allahım ne olur kocam olsun :))))))))))))

  4. lütfen bu dizi adı ne bn bu diziyi izlemek istyorum adı öğrenmk istyrm yazarsanız sevnrm bklyrmmmmmmmmmm

  5. şimdi aslında hiç başka dizi üstüne kafa yoracak halim yok ama bunu da izledim bilsem arada yazardım hemen misa izlemeden önce,ama napıyım bunu da çok sevdim bir de seninle konuşmak istediklerim vardı özellikle başroldaki çocuk hakkında.yalnız sanki yine uzun yazacağım gibi valla sen o kadar blog sahibi olarak uzun olunca bunu benden başka okuyan olur mu filan diyorsun ben destan yazıyorum,vallahi seni taciz ediyorum gibi hisetmeye başladım kendimi:))
    şimdi bir kere bu dizi benim galiba izleyip de ilk andan ısınamadığım ilk kore dizisi,böyle bir soğuk geldi nasıl anlatsam ki şu ana kadarkiler hemen bir sıcaklık olurdu,içine alırdı bunu böyle ilk bölüm bomboş hissederek izledim allahtan uzun sürmedi de bence sebebi başrol çocuk.şimdi bu fikirlerimin ilerleyen bölümlerde değiştiğini belirterek başlayım da ben adamı ilk gördüm hiç beğenmedim ya öyle böyle değil.diziye başlamdan önce de zaten ye jin son u tanıyorum hani benim dizi dünyasına atılmadan önce tanıdığım nadir korelilerden,adamın da dehşet hayranı var anladım genel yorumlardan dedim iyidir herhalde ama bir hayalkırıklığı mı oldu desem,hyun binle gong yoo dan sonra(ben de bu ikisini belledim yalnız) kesmedi mi desem,ne bileyim ya o kadar yakışıklı mı ben bakıyorum bakıyorum göremiyorum birşey,sonradan beğenmeye başladım ama sorsan kullanacağım kelime yakışıklı olmaz yani bu adam için,acabe ben boys over flowers izlemediğim için mi.yalnız dizi yorumu yapıcağım diye başladım hayat hikayeme geçeceğim yakında:))ama oyunculuğuna filan laf yok,bayağı sevdim bundan sonraki dizilerini filan takip edecek kadar sadece yakışıklı bulamıyorum bir türlü ama fiziği filan hoş o berbat pantolanlara rağmen,güzel bir çift olmuşlar dizide de ben bayağı yakıştırdım.zaten nette yorumlara baktım da inanılmaz şaşırdım kimse yakıştırmamış bu ikiliyi bu resmen şok bir de üstüne herkes kadını adama yakıştırmamış,çirkin diyorlar resmen ya.bir insan ye jin sona nasıl çirkin diyebilir benim aklım almadı,bence koreli aktristlerden güzellik sıralamasında kafadan ilk beşe girer.kimisi hiç tanmıyormuş da ilk defa görmüşler de neden bu kadını oynatmışlar,kore dizisi izleyip de a moment to remember izlemeyen insanlar da varmış demekki,neyse anlamışsındır bayağı kızgınım bayılıyorum ben bu kadına bu sene secret garden da görünce de dehşet sevindim orada zaten muazzam güzeldi
    bir de kadına yaşlı diyorlar,ben zaten duymuştum aralarında yaş farkı olduğunu da tabii ben lee miin ho nun 87 li olduğunu öğrenince bayağı şoka girdim o diğer dizisinin lise dizisi olduğunu bilmiyordum,ama lee min ho yaşından büyük göründü bana çok şahane yakışmışlar bence fiziksel bir uyumsuzluk yoktu
    tamam artık diziye geçiyorum,ben hep duyardım zaten böyle kore dizilerindeki klişelerle ilgili listeler var orada da yazıyor ikinci adamla kadın çok kötü olur,entrika çevirir sürekli diye,benim şu ana kadar izlediğim tüm dizilerde hep ikinci karakterler iyiydi işte bu dizide öğrendim insanların ne demek istediğini,buradaki ikinci kadını elime geçirip boğmak istedim,bu nasıl sinir bozucu bir karakterdir .ikinci hatunun birinciden daha güzel olması durumu burada yoktu özellikle yüz güzelliği bakımından bilmiyorum belki ben kadını çok beğendiğimdendir ama burada da ikinci hatu n daha bir alımlı,çekici taraftı tabii,yüzünü bilmem de fiziği muazzamdı,çok da şahane şeyler giydiriyorlardı.ben dedim herhalde bunlar da diğer şebekle birbirini seviyor o yönde ilerleyecek ama öyle olmadı,öyle olsa daha güzel olurdu sanki,bilmiyorum bence ikinciler de birbirini sevince daha güzel oluyor dizi.dediğin gibi kadın gelmiş geçmiş en berbat arkadaştı yalnız başrol kızın o ilk halleri de az çekilmez değildi yani,insanın izlerken tutup sarsası geliyor,o adamın onu terkettiğine de şaşmamalı yani tabii böyle iğrenç bir şekilde olamazdı ama ben bu kadar dünyadan,kendinden bir haber bir kadın görmedim ama karakter gelişimini çok güzel yazmışlar sonradan kafası bayağı çalışmaya başladı.yalnız bu korelilerde bir klişe daha farkettim eğer bir kadın kısa saçlıysa daha baskın kişilikli oluyor ya daha sert,kendini savunmasını bilen ya da fettan,erkeklerle olan ilişkilerinde aşırı saf değil
    müdürün gay çıkması da beni şok etti bayağı,kore dizilerinde gördüğüm en cesur hareketti sanırım coffee princete oğlan en fazla kendini gay zannediyordu,adam da pek asil pek iyiydi yalnız.bir de ikinci cesur hareket olarak birşey olacak sandım ama olmadı sanki kızın arkadaşıyla gay taklidi yapan adamın arasında bişiyler olacak izlenimi aldım böyle sadece bir bölüm filan,hemen çark ettiler zaten anlamadım, ben başta kadının kocasının varlığından pek emin olamadım adını sanı cismi olmayınca
    ennn sevdiğim sahne de şu saç kurutma sahnesi,eridim bitti diyebilirim o sahneye
    aklımda hala birşeyler var ama bitiyorum artık ciddi anlamda destana döndü,bak ciddi anlamda senin blogda geçirdiğin zamanın kısıtlıysa söyle bana direk ben bundan sonra toparlayarak yazayım günlük gibi yazdım artık resmen bunu:))

    • yok cnm sen rahat ol dök içini ben keyifle okuyorum.. yazdıklarımı okuyan birileri var diye seviniyorum hatta :) personal teste.. evet fena bi dizi değil ama onca zaman oldu pek de dönüp andığım bir durum olmadı açıkçası.. yani unutulup gidilen dizilerden biri benim için..
      ikincilerin birbirini sevmemesi bence iyi olmuş.. o adi arkadaşın o ilişkide mutlu olmasını istemezdim hiç.. gitsin koca aramaya devam etsin o yelloz :)
      gay müdüre bayıldım bittim.. belki de dizide beni en çok vuran sahneler onundu.. aşkını kalbine gömüşü fln.. ah canıım..
      he bide şu son ye jin olayı.. ben kadını severim aslında dizide de yaş farkı pek göze çarpmamasına rağmen sanki onun yerine başkası olsa daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum.. bu dizi onun için biraz basit kalmıştı bence.. o çok daha ağır rolleri oynayabilecek türde bi oyuncu.. Lee min ho onun yanında çömez kalıyo tabi ki..
      Lee Min Ho’yu ben de yakışıklı bulmuyorum açıkçası ama karizma bi çocuk bence.. ve kesinlikle çekici.. ama sadece yüz olarak bakıldığında vasat derim.. fizik fln 10 numara ama ;)

  6. ya o yellozun mutlu olmasını ben de istemezdim de o sondaki ima daha fenaydı,çocuğun arkadaşıyla tanışma randevusuna gittikleri yerde karşılaştılar ya o biraz fazla olmuş sanki,ne alaka o ikisi zaten o kadının o adamı beğenebilceğine imkan veremiyorum en fazla onla da oynar o.bu arada o adamı da pek sevdim ben genelde abartılı gay taklitlerinden hoşlanmam ama bu adamınki komik ve dozundaydı
    en sonda gay müdüre de bulsalardı bir kısmet:))adamdan asalet akıyordu vallahi,hele o mendil muhabbeti:))
    son ye jin olayında benim aklıma aynı şey takıldı ama ben emin olamadığımdan yanlış birşey söylemek istemedim,hani normalde her yerde sinema yıldızlar tv yıldızlarından kat kat önce gelir acaba dedim korelilerde dizi büyük sektör olduğunda orada farklı,yoksa ben açıkçası son ye jin in dizilerde oynamasına bile çok şaşırdım yani dediğim gibi ben kore dünyasına fransızken bile tanıyordum onu,o yüzden dediğin gibi o baskın gelme duygusunu ben de hissettim ama karakter o kadar saftirikti ki biraz kadının star enerjisi dengelenmiş,secret gardenda gördüğümde çarpılmıştım mesela belki orada kendini oynadığı içindir,çok havalıydı.yine de yakışmışlar diyorum ben.şu bankın üzerinde ters yönde yattıkları sahne de çok güzeldi bu arada
    boys over flowers çok mu güzeldi,onu da izleyim diye düşündüm ama çocuk işi mi gelir şimdi
    bak sevindim yalnız,ben de diyorum ben de mi sorun var neresi yakışıklı bunun,ama takipçisiyim artık,şeytan tüyü var yani:))

    • söylediklerine katılıyorum.. herkesi birine yaptılar dizinin sonunda bi o müdüre ii bi adam bulamadılar.. en önemlisi oydu halbuki benim için :'(
      boys over flowers aslında basit bir dizi.. ama görselliğiyle etkileyen bir dizi.. izledikten sonra sevdiğin sevmediğin çok şey olacaktır.. ama yine de izle derim ben.. şimdi şu şöyle olmasaydı bu böyle olmasaydı dediğim bi çok şey olmasına rağmen bayıla bayıl izlemiştim.. sırf Kim Hyun Joong ve Kim Bum’a bakma için bile izlenir o dizi.. ayrıca kıyafetler falan da çok iyi.. seversin diye düşünüyorum..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'dan blog alın.
The Esquire Theme.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 109 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: