Heirs ^ Tacı Giyen Ağırlığına Katlanırmışmış…

large

Uzun zamandır beklettiğim Heirs yazısı en çok okunanlar listemin başında Lee Min Ho’nun olması sebebiyle acil yazılacaklar listesine geçiş yaptı.. Ya ben böyle dizileri izliyorum sonra aradan 3 ay geçtikten sonra yazmaya çalışıyorum.. Tabi bu arada diziyle ilgili tüm o güzel ayrıntıları unutmuş oluyorum :(

large (3)

İlk olarak hatırladığım şey diziye romantizmi ve komediyi çok güzel bir biçimde yedirmiş olduklarıydı.. hani öyle ki Park Shin Hye bile sırıtmamıştı neredeyse.. Bu sefer zengin kız fakir oğlan değil çok şaşıracaksınız ama fakir kız zengin oğlan hikayesi var ne büyük bir farklılık değil mi!

large (7)

 İlk bölümler gençlik dizisi modunda çok çok eğlenceli geçti, Amerika Kore arası geçişler Lee Min Ho’nun California’da ki o dillere destan bak bak doyamayacağınız bir evi vardı ki.. Orada sadece yaşanır yani.. Sonra olanlar oldu tabi bizim tatlı, minik Kim Tan ( Lee Min Ho) birden salya sümük derbeder bir ruh haline büründü.. O saatten sonra dizinin eski tatlılığı biraz ortadan kayboldu.. 20 bölümlük kısmen uzun sayılabilecek bir dizi olduğundan biraz da böyle derbederlikle geçti bölümler falan..

large (1)

Şimdi geldik Kim Woo Bin’e ‘Ya bu adamdan hiç kötü adam olur mu?’ dedim.. Olmasına olmuş aslında özellikle ilk bölümlerde ki saç tipiyle bakanı bile korkutacak haldeydi.. Gittikçe ruh hali, saç şekli değişti.. Zaten hiç nefret edemiyosunuz izlerken..

tumblr_mxcej0vYFV1qdgstco2_r1_500

Ama asıl dizinin en çok konuşulmaya sevilmeye değer çifti işte tam da bunlar.. Ya bunlar nasıl bir tatlılıklar, nasıl insanı özendiriyorlar.. En çok bunları sevdim, bunlara güldüm sanırım.. İzleyenler ne demek istediğimi eminim anlayacaklardır..

large (7)

Diziyle ilgili en çok neyi sevdin diye sorarsnız her bölümde gözüme gözüme batan Park Shin Hye’nin saçları derim herhalde.. O saçlar nasıl sağlıklı, nasıl canlı görünüyordu anlatamam, kıskançlıktan çatlardım herhalde çatlayabilseydim eğer..

large (6)

Son olarak kamera arkasından bir görüntü.. Dizide ki azılı düşmanlar kamera arkasında oldukça eğleniyorlar muhtemelen.. Biraz üstünkörü bir yazı oldu sanki ama dediğim gibi baya bir unutmuşum ben diziya ya :)

Görselliğiyle, oyuncularıyla, hikayesiyle bir Kore dizisi olarak beklentilerinizi karşılayacak kadar iyi bir dizi olduğunu düşünüyorum.. Öyle unutulmazlar arasına girmez belki ama ben izlerken çok iyi vakit geçirdim..

Son 1 Yılda En Çok Okunan Yazılarım – İlk 5

20140211_105533000_iOS

1. Lee Min Ho ♥ Park Min Young – Şaka Değil İnan: Şaşırmamam lazım ama şaşırıyorum yine de millet olarak dedikoduya nasıl meraklıyız biz böyle.. 23.08.2011’de yazdığımdan beri tam olarak 15.251 defa okunarak rakiplerine fark atmış.. Yalnız Lee Min Ho’nun sevgilisinin kim olduğunu öğrenmek için heyecanla bloguma gelen arkadaşlar size acı bir haberim var.. Bu çift ayrılalı baya bir oldu.. Lee Min Ho hangi kollarda artık bende bilmiyorum..

20140212_093336000_iOS

2. Boys Over Flowers ♥ ♥  Tam Anlamıyla Bittim: 25.04.2010’dan bu yana 5.087 defa okunmuş.. Ne diziydi diyorum valla.. Ama Geum Jan Di’ye hala gıcığım ya o kadar zaman geçti üstünden gıcık hala gıcık :)

20140212_093403000_iOS

3. City Hunter ¦ Bu sabah çok erken kalktım: Yazdığım sabahı hala hatırlıyorum bu diziyi izlediğim yaz güzel bir yazdı gerçekten.. Hatta o sıra Pasta dizisini de izleyip bir yaz tatilinde 3-4 kilo almıştım kabus :/ verdim neyse ki :D

20140211_105902000_iOS

4.Nasıl izliyorum: Bu yazının bu kadar okunmasına sevindim açıkçası işe yarasın diye yazmıştım anlaşılan işe yaramış.. 06.10.2011 de yazmışım galiba.. Ama ne yazık ki güncelleme yapmam gereken bir yazı artık, sanırım link verdiğim sitelerden bazıları kapanmış vs. 7.271 kez okunmuş..7.271 kez faydalı olabilmişimdir umarım :)

20140211_105848000_iOS

5. Personal Taste ^^ Gu Jun Pyo Büyürse..: Yine Lee Min Ho yine Lee Min Ho.. Yeni nesil için Lee Min Ho’nunyeri anlaşılan ayrı.. 23.07.2010’dan beri 7.514 kere okunmuş bu dizi yazım.. Fena bir dizi değildi.. Güzeldi güzel..

Listenin kazananı açık ara Lee Min Ho tüm rakiplerini geride bırakmış resmen kendisini tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum. Açıkçası bende ‘Lee Min Ho ne çekse izlerim’ kafasındayım sadece Faith dizisini henüz izlemedim.. Neyse o zaman anlaşılan Heirs yazımı ilk sıraya almalıyım :) Bu ara bloga istediğim geri dönüşü sonunda yapabildim.. Yazılar gittikçe sıklaşabilir hatta..

City Hunter ¦ bu sabah çok erken kalktım

dedim “madem kırk yılda bir erken kalkasım tuttu bu fırsatı iyi değerlendirmeli”.. peki yapılabilecek en hayırlı iş nedir tabi ki City Hunter yazısını hazırlamak.. bir ay falan oldu sanırım bitireli, görselleri toplayalı iki-üç hafta.. ama dizi yazıları çok kasıyor beni..ne kadar sevsem de bir diziyi yazması zor bir iş benim için..

uzun süre bekledim City Hunter’ı, Lee Min Ho’yu BOF’tan sonra hiç atlamadan seyrediyoruz.. ve her seferinde daha da bir hayran ayrılıyoruz ekranın başından.. gün geçtikçe çıtasını yükselttiği bir gerçek.. bakalım bu diziden sonra nasıl bir karakterle çıkacak karşımıza açıkçası ben merakla bekliyorum nelerle karşılaşacağımızı..

daha kundaktayken babasının arkadaşı tarafından kaçırılan Lee Yoon Sung -Lee Min Ho- hayatı boyunca babasının ve onunla birlikte ölen askerlerin intikamını almak için yetiştirilir.. zorlu bir eğitim sürecinden sonra planlarını hayata geçirmek için Kore’ye döner..

işte bizim minik Lee Min Ho’muzu kaçırıp intikam için yetiştiren kalpsiz.. dövüp durdu çocuğu.. başlarda iyi bir adam olduğunu düşünsek de sonlara doğru iyice zıvanadan çıktı.. gözünü intikam ateşi bürümüş dedik.. ama çok karizmatikti cuk oturmuştu rolüne..

peki City Hunter nasıldı? tam yirmi bölümlük bir dizi.. oyuncu kadrosu geniş.. konu bir odak noktası çerçevesinde büyük bir süreci kapsıyor.. ilk bölüm oldukça heyecan verici, çekimler mükemmel, renkler kusursuz, oyuncular çok daha iyi, her bölümde ayrı bir aksiyon yaşanıyor.. fakat nedeni bilinmez sıkıcı bir hali var.. yani o kadar bölüm izledik falan ama biraz ite kaka ilerliyor.. hadi izleyelim de bitsin havasında izledik diyebilirim.. yani o koskoca yirmi bölümü izlenebilir kılan tek şey belki de Lee Min Ho.. şirinlikte ve karizma da BOF’u çok çok geride bıraktığı açıkça belli..

Park Min Young’da benim nadiren güzel bulabildiğim aktrislerden biri.. sanırım cümle biraz devrik oldu.. nadir güzellerden demek istemiştim :) google’da “Lee Min Ho sevgilisi” diyerek arama yapanların varacağı yer belli oldu sonunda..

baş çiftimizin aşkının dışında dizinin önemli bölümünü kaplayan bir de savcımız ve olsa da olur olmasa da olur, gibi duran eski karısı var.. aslında oldukça güzel bir çift olmalarına rağmen dizide ilişkileri üzerine pek eğilmemişler.. bu kısma biraz daha öncelik verselerdi belki dizi biraz daha ele gelir bir hal alabilirdi.. hani tat katardı diye düşünüyorum ben..

savcı demişken aşkı ile ne kadar ilgimizi pek çekmese de işine olan bağlılığı ve karakteri ile yüksek bir reyting oranına sahip aslında.. belki de en az bir Lee Min Ho o artık bizim evde.. -yok biraz abarttım ama yakın :)-

dizi bir japon mangasından uyarlama bir çok diğer Kore dizisi gibi.. sanırım orijinalde komedi öğeleri çok daha ön planda.. Lee Min Ho’nun karakteri biraz daha şapşal falan.. dizide ise komedi rengi tam benim istediğim gibi olmasına rağmen biraz geri plana atılmış.. açıkçası ben biraz daha fazla gülebilmek isterdim..

öyle ya da böyle bir şekilde geldik sonuna fakat “o son neydi öyle?” dedik ne yazık ki yine.. sonu izleyicin ya da okuyucunun hayal gücüne bırakılmış dizi, film ya da kitaplardan hoşlanmıyorum.. yani ben hayal kurmak istesem oturur kendi kendime kurarım herhalde neden izleyeyim koca bir diziyi! yine bi’ son yapmışlar az çok ama biraz daha özen gösterseler de tadı damağımızda kaldı diyerek ayrılsak.. yarım yamalak kaldığında sanki baştan beri boşuna izlemişim gibi bir hisse kapılıyorum..

ama yine de izlediğime değdi diyorum.. şimdiye kadar çekilmiş hiçbir dizide Lee Min Ho’yu böyle göremezdim çünkü..

sonunda bir dizi postunun daha sonuna gelmiş olmanın mutluluğu içerisindeyim.. kısa zamanda görüşelim :)

Lee Min Ho♥Park Min Young * şaka değil inan!

hiç aklıma gelmezdi bir gün bu blogda böyle bir dedikodu haberi paylaşacağım.. biliyoruz Kore’de bu tarz magazin haberler pek sık karşılaşılan bir durum değil.. yani özellikle duyurmak istemedikleri sürece hiçbir ünlü çift ulu orta bir yerde bir araya gelmiyor..

bende sabahın köründe bu habere kayıtsız kalamayarak yazıyorum bu satırları.. sevgili ergenler size çok üzücü bir haberim var.. evet bu ikili birlikteler..

aslında içimden “ahh ah ne olacak şimdi Min Ho oppaaa.. bunu bize nasıl yapabildin.. hiç mi düşenemedin kırılan kalplerimizi? hayat artık ne kadar da anlamsız.. sensiz dünya .. cart curt” vs. vs. diyerek dalgaya vurmak geliyor ama yapmayacağım.. zaten ne kadar zorlasam da yeterince gerçekçi olmuyor bu cümleler benim ağzımdan farkettiyseniz :)..

peki haber gerçek mi? eğer başka gerçeklerin üzerini örtmek için anlaşmalı bir ilişkiye başlamadılar ise gerçek.. ikisinin de ajansı resmi açıklamalar yapmış ve “City Hunter dizisinden sonra birbirlerine ilgi duymaya başladılar” demişler.. yani ilişkileri tescilli.. ilgi duymamaları daha şaşılacak bir durum olurdu bence.. City Hunter’ı yeni bitirmiş biri olarak bana çok normal göründü bu durum.. haberin ayrıntıları burada→

xoxo ;)

City Hunter ^^ Lee Min Ho

beklediklerimden biri.. çekimler devam ediyor.. Lee Min Ho’ya böyle şeyler giydiriyolarmış.. malzeme iyi ne giydirsen yakışıyor.. neyse yorgunum uykum var.. görüşürüz..

City Hunter ^^ tatlı Min Ho

Lee Min Ho’nun sırada ki dizisi City Hunter için fanlar tarafından bir kaç poster yapılmış.. bunu çok tatlı buldum ben..

bir diziyi beklerken en çok merak ettiğim şey posteri oluyor -resmi olan tabi ki-

bakalım gerçeği nasıl olacak..

personal taste ^^ Gu Jun Pyo büyürse..

yine görsele boğulmuş bir yazı ile geldim.. daha daha daha fazla koymak isterdim, hatta bütün blogu doldurmak isterdim ama sonra benden başkası bakmaz diye korkuyorum:) bir süredir yazılmayı bekleyen süper bir dizi.. uzun zamnadır merak ediyordum ve sonunda muradıma erdim.. ailecek izlediğimiz dizilerden biri oldu personal taste.. ki bizimkiler sıradan şeyleri seyredebilecek sabra sahip olmadıklarından bu baştan sona merakla izlenebilecek bir dizi olduğunun kanıtı oluyor.. bu kadar merakla beklememin asıl sebebi tabi ki Lee Min Ho.. bunu inkar edecek değilim.. ama Lee Min Ho gerçekten hakkını verdi.. beklediğime değdi ve sadece karizmasıyla ve BOF’ın havası sayesinde değilde yetenekli olduğu için beğenildiğini kanıtladı bana göre..

ana hatlarıyla olaylar şöyle başlıyor; en yakın kız arkadaşı ve sevgilisinin evleneceğini düğün sırasında öğrenen saf ve temiz kalpli Son Ye Jin dibe vurmuştur.. bu olayın üstüne iş arkadaşı tarafından dolandırılması yüzünden mimari açıdan büyük öneme sahip evinin bir odasını bir çok tesadüf sonucu tanıştığı ve gay sandığı Lee Min Ho’ya kiralar..
kılık kıyafetine ve tavırlarına hiç dikkat etmeyen bu kızcağız aile sevgisi tadamadığı için hayatı boyunca tutunacak bir dal aramıştır.. bu yalnızlığın ve Lee Min Ho’nun dayanılamaz cazibesinden dolayı ev arkadaşına kısa sürede ısınır..bir süre sonra tabi ki bu kadar iyi bir kızı kaçırmanın büyük bir aptallık olduğunu farkeden eski sevgilisi, köpek gibi pişman olur ama iş işten geçmiştir.. bu dönüşü fırsat bilen Son Ye Jin, doğasına aykırı olmasına rağmen bir intikam planına girişir ve bunun için Lee Min Ho’dan yardım ister.. Lee min Ho ise “oyun bitti” dediği anda intikam planından vazgeçmesi şartı ile yardım etmeyi kabul eder..

tabi bu oyun bitti anına bayılmayan yoktur.. olamaz da :) hiçbir oyun bundan daha iyi bir şekilde bitirilemezdi kanımca.. hem intikama son darbe hemde yeni bir hayata başlangıç için süper bir adımın sembolü gibiydi.. bu arada üstte ki resimde sağdan çıkan kafaya bakın ve gülün mümkünse :)

yukarıda Son ye Jin ile Lee Min ho’nun arasında oturan işte o gelmiş geçmiş en kötü arkadaş.. Son Ye Jin’in sevgilisin çalan kişi.. kendine nasıl güveniyor görmeniz lazım.. her zaman ki gibi gıcık olduğum tüm karakterlere uygulamak istediğim şiddeti ona da uygulamak istedim.. hem de fazlasıyla.. tamam güzel giyiniyor havalı iyi tarafaları nadirde olsa var ama beter bir kıskançlığı ve açgözlülüğü var..

bu kahve içen bey ise önemli bir karakter.. Lee Min Ho’nun işlerini hale yola sokması için bu adamın gözüne girmesi gerek.. ne kadar bu resimde belli olmasa da başlarda oldukça ciddi görünen bir karakter… fakat sonradan ne kadar yumuşak bir kalbe sahip olduğunu öğreniyoruz.. genelde yan karakterlerden pek bahsetme gereği duymam ama bu sefer bahsetmemek büyük haksızlık olur.. asaleti diller destan.. dizi için büyük bir sürpriz saklıyor.. çok sevdim ve çok üzüldüm haline.. keşke onu da gösterselerdi devamında.. neyse daha fazla bahsetmeyeyim tadı kaçmasın..

Son Ye Jin’e en büyük destek is şu  yukarıdaki abladan geliyor her zaman.. yine yukarıdaki erkek ise Lee Min Ho’nun iş arkadaşı ve bizimkiler onu Lee Min Ho’nun sevgilisi sanıyorlar.. öyle bir gay taklidi yapıyor ki gülmekten bi hal oluyorsunuz.. biraz abartılı hareket ediyordu belki ama bence süper olmuştu.. abartılı jest ve mimiklere genelde katlanamasam da bu sefer tam anlamıyla bayıldığımı söylemem gerek.. acayip güzeldi..

yukarıda ki resimde ise Lee min Ho’nun karizmasını görüyoruz :) baştan sona hep karizma ağlarken de gülerken de.. daracık-kısa paçalı pantolonları bile azaltmaya yetmemiş.. her şey yakışıyor valla.. filinta gibi çocuk diye buna diyorlar herhalde.. ki ben rahatsız olmadım kısa paçalarından.. ceketleri, kazakları, trençkotları harikaydı.. süper giydirmişleridi bence.. 

dizideki en güzel olaylardan biri ise Yoon Eun Hye’nin Lee Min Ho’nun ilk aşkı olarak konuk olmasıydı.. merakla bekliyordum onun sahnesini.. valla çok asil bir görüntüsü vardı.. Min Hoo’yla da baya yakışıyorlardı.. Min Ho’nun geçmişi hatırladığı bir sahne var, bayıldım ben ona.. “Eun Soo(Yoon Eun Hye) biz artık arkadaş olmayalım” deyişi var, nasıl tatlı görmeniz lazım.. tabi burada “arkadaş olmayalım sevgili olalım” demek istiyor :)

dizi o geleneksel eli elime değmedi dizilerinden biri değil.. Min Ho ve Son Ye Jin daha normal ve aramızdan birileri gibi.. doğallar.. eğlenceliler.. sevgilerini belli etmekten ölesiye kaçmıyorlar..

görüldüğü gibi iyi vakit geçiriyorlar.. şu alttaki sahne süperdi ya.. neyse daha fazla yazmayacağım bu sahne ile ilgili kıskançlık damarım kabarabilir her an.. roamantik sahneler sıkça yer almış.. insana pozitif enerji yükleyen bir dizi.. Son Ye Jin, Lee min Ho’ya; Gum Jan di’den elli katdaha fazla yakışmış.. o kıza ne kadar gıcık olduğumu bilmeyen yok herhalde.. yaklaşmasın bir daha benimkilerin yanına :)

yine de sanki Son Ye Jin, Min Ho için hafif büyük gibiydi.. aynı yaşta olmadıkları belliydi bence ama rahatsız olmadım ben.. göze batmıyo pek.. ama başlardaki kıyafetleri gerçekten korkunç.. daha önce izlememiş olsam berbat bir şekilde kayıtlara geçecekti.. her tarafı yara bere içinde dolanıyordu başlarda..

biraz da geleneksel olarak son sahnelerin durumundan bahsedersek; bence gelmiş geçmiş en dürüst-bütün sona sahip kore dizisi.. her şey yerli yerine oturuyor.. yan karakterler bile bir sonuca bağlanmış.. ki; bi çok dizide ana karakterlere bile ne olduğunu öğrenemediğimiz zamanlar oluyor.. hepsine ne olduğunu tek tek göstermişler.. bayıldım çok sevdim.. havada kalan şeyleri sevmem ben.. daha ne söyleyeyim çok beğendiğim her halimden anlaşılıyordur herhalde..

WordPress.com'dan blog alın.
The Esquire Theme.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 109 takipçiye katılın