one fine day ^^

eveett.. yine bir kore dizisi izlenecekler listemden izlenenler listesine geçmeye hak kazandı.. uzunca bir liste oluşturdum gelir gelmez uzunca zamndır aklımda olan ya da gözüme yeni çarpan bir çok dizi var içinde.. pek film aramıyorum bu aralar ama onlara da bakmak, izlenmesi gerekenleri aradan çıkarmak gerek..bu diziyi de seçmemin en büyük sebebi tab ki Gong Yoo :) ayrıca daha önceThe Snow Queen‘de izlediğim Sung Yu Ri’nin de etkisi oldukça fazla..

olay kısaca şöyle.. anne ve babalarının evlenmeleriyle aynı aileden olan ve birbirini çok seven iki üvey kardeşin yolları ailelerinin ölümünden sonra ayrılır.. bu süre boyunca birbirlerini bekleyen bu iki kişi, tesadüfler sonucu 15 yıl sonra tekrar buluşurlar.. tabi başlarda kardeş sevgisi gibi başlayan ilişkileri sonradan yön değiştirir.. olay böyle seyreder gider.. şimdi gelelim düşünceme..

bi patron vardı ki sormayın.. üst resimde kendisi.. ilk ondan bahsetmem tesadüf belki ama yine de ilk sırada yer almaya değecek bir karakterdi.. böyle düzgün  bir insan görülmedi dizilerde.. kızı o kadar sevmesine rağmen hiç mi bencil davranmaz bir insan ya.. azıcık kendini düşün be adam!! baştan sona kıza destek oldu valla.. hani şu asıl kızla çocuğu ayırmaya çalışan bir yan karakter olur ya işte tam bir iyilik meleği olmuş o.. çok sevdik çok..

gong yoo ise tatlılığını anlatmaya gerek yok.. tabi ki.. bir Coffee Prince’te ki Han Kyul karakteri ile karşılaştırılamaz ama bu rolü de gayet iyi çıkarmış hele başlarda ki ilgili ağabey tavırları.. kız sevmiyor diye ayıkladığı soğanları yiyişi yok mu.. çok şirindi ya bayıldım:)

aslında dizi baya bir yavaş ilerliyordu.. çok heyecanlı sabırsızlıkla beklenen sonra ki bölüm sendromu yaşatmadı pek.. ağır ilerleyiş olayı biraz kassa da sıkıldığımı da söyleyemem ben..

ama şu diğer kız yok mu hiç sevmiyorum ben onu ya çocuğu hapsetti remen bizimki de hasta diye bişey diyemiyor ne istese yapıyor.. gıcık kız ya.. sonunda da yaptı zaten yapacağını.. ömrünü yedi Gong Yoo’mun.. U-Turn’de de pek ısınamadım zaten ben bu kıza.. tavırları mimikleri hoşuma gitmiyor nedense.. doğal bulamıyorum bir türlü.. böyle bir rolde oynayınca da her hareketi iyiden iyiye batmaya başlıyor.. bir daha izlemek istemiyorum yani her yerde karşıma çıkmaz umarım Ha Ji Won gibi..

ama Sung Yu Ri yok mu.. o kız var ya o kız.. sarhoş olup suratını durağın camına yapıştırışı.. ne tatlılıktır ya.. bayılıyorum bu kıza.. bu kadar şirin olmak nasıl mümkün acaba?  Gong Yoo’yu arayıp “superman harekete geç!” deyişi.. oldukça komik sahneler.. ayrıca patron da acaip komik bi karakterdi.. diziyi baya renklendirdi..

dram olmasına rağmen ağır bi havası yok.. Gong Yoo biraz üzdü bizi, uyurken ağlaması ya da keske bir solucan olsaydım, solucanlarda 5 kalp var.. bana bak 1 kalbim bile yok, ama solucanda 5 kalp var. Eğer 5 kalbim olsa onlardan birini sana verirdim. Belki o zaman kalbim daha rahat olurdu. deyişi vardı ki en çok burada duygulandım herhalde..

“tuhaf biri seni takip ederse, hava yağmurluysa ama şemsiyen yoksa, endişeliysen veya taksiyi kaçırdıysan ya da masandaki son kağıt mendil de tükendiyse, istediğin an beni ara; anında sana ulasacağım.. dizinin en iyi repiliği bu kanımca.. ahım şahım bir romantizm de yok aslında.. daha çok entirkalarla gerçeklerin ortaya çıkışıyla ya da kızın diğer abisinin abukluklarıyla geçiyor zaman.. oyuncular çok iyi ama konu iyi işlenmemiş.. sonra sen başta kardeşim o benim de, sonra yan çiz.. büyük konuşmamak gerektiğine en büyük örneklerden biri belki de.. biraz da bu yüzden yadırgadık olayı aslında.. tamam oldu bir kere, kabullendik ama olmasaydı daha iyi olurdu sanki..aslında dizinin en büyük eksisi sonuydu.. son anda heyecan olsun diye mi bilinmez saçma ve gereksiz bir ayrılık.. tatmin edici olmayan bir son.. Kore dizilerinin en büyük eksikliği bu deği lmi zaten? sonuna kadar harika ilerleyen dizilere bile mutlu sonu ya da mutsuz sonu yerli yerine oturtamıyorlar bir türlü.. işte bu dediğim sonlar çok nadir çıkıyor.. onu da süper yapsalar tadına doyulmayacak aslında.. sıradan kategorisinde yeralacak türde bir dizi ama sadece Gong Yoo için bile izlediğime değdi bence..

Reklamlar

9 thoughts on “one fine day ^^

  1. vayy gong’un coffee prince’den sonra izlediğim ikinci dizisiydi.. Coffee prince’teki halinden oldukça farklıydı ama güzeldi yine de ya.. Biraz bizim eski Türk sinemalarını andırıyor senaryosu.. Üvey kardeş, yetimhane olayları fln..
    yu ri de çok tatlıydı.. hele o müdür yok mu bitirdi bizi :) çok sevimliydi
    Ama tabi gong varken gözümüz başkasını pek görmedi :D

  2. :) bi tek kuzenin değil galiba.. Müdürün Gong’u solladığına dair bi çok yorum okumuştum.. Bana pek olası gelmedi ama tabi :)

  3. yaa bence çok saçma..tamam bende seviyorum gong ‘u ama bi kere diğer kız çocuğu ölecek derecesinde seviyor.diğer kız abim diyor sonra aşık oluyor..o zaman diğer ailesindeki çocuktan niye nefret etti kendiside aynı şeyi yaptı burada iki kişiye yazık oluyor.. 1.patron 2.hyo joon. ayriyetten gong kızı oyaladı resmen.. ben konusunu beğenmedim.. yani istediğim sonu göremedim..

    • evet sonu beni de hiç tatmin etmemişti diye hatırlıyorum.. ama hayat bu yani oluyor böyle şeyler, hani derler ya kızla erkekten arkadaş olmaz diye.. arakadaş olunuyor da öyle kardeş falan olunmuyor yani.. dizide de böyle işte kanıtlıyor bize diyelim :) o nefret olayını falan tam hatırlamıyorum açıkçası çok uzun zaman oldu ben bu diziyi izleyeli..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: