Who Are You? ^^ nuguseyo??

yaz tatilinde izlediğim dizilerden biri yine.. romantik-komedi türünde.. oyuncuları bu diziyle tanıdım.. ilk bölümleriyle beni sinir eden bir diziydi.. hatta beşinci bölümden sonra uzun bir süre ara verip bir hafta sonu eve dönünce tamamlamıştım.. ama iyi ki de devam etmişim dedirtti bana.. şimdi ben bi diziye başadığımda ilk bölümde erkek oyuncuyu beğenmem gerek.. gözüme hoş gelmeyince bir de üstüne gıcık hareketlere sahipse hevesim fena halde kaçar.. bir de dizinin neredeyse her sahnesinde görünen kızın babasının o cıvık karakteri olaya karışınca benim tüylerim iyice diken diken olmuştu..neyse ya sabır çeke çeke ilk bölümleri atlattıktan sonra olaya romantizm karışmaya başladı sonunda.. zaten bundan sonra işler biraz daha çekilir hale geldi.. ki sonlara doğru beni iyice kendine bağlayan bir diziyi tamamlama onuruna erişebildim.. konu biraz fazla dallı budaklı aslında ama farklı olduğu için azcık bahsetmek istiyorum..

maddi durumları pek de iyi olmayan baba ve kızın arası hiç iyi değildir.. alacaklılar peşlerinde olsa da aslında kızın babası resimleri gittikçe değer kazanan bir ressamdır.. değerlenen resimlerini ele geçirmek isteyen bir galeri sahibi tarafından takip edilmektedir.. bu sırada  bir kaza sonucu hayatını kaybeder.. azraille öbür dünyaya yol alırken kızına yeterince iyi bir baba olamamanın pişmanlığı ile son bir şans için salya sümük bir şekilde yalvarır..

başrol erkek oyuncumuz ise bir şirket başkanıdır ismi Seung Hyo.. fakat çok sert ve hastalık derecesinde titiz bir karaktere sahiptir.. neredeyse çevresinde ki hiçkimse tarafından sevilmemektedir.. o da geçirdiği trafik kazasından snra komaya girer..

kızın babasının yalvarmaları sonucu insafa gelen azrail ona bir şans daha vermeye karar verir ve bir süre boyunca günde üç saatliğine genç başkanın bedenini kullanarak istediklerini yapmasına belirli kurallar koyarak izin verir.. patron ve genç kız bu sayede tanışırlar.. fakat patron ruh bedeninden çıktıktan sonra o üç saat içerisinde yaptığı hiçbir şeyi hatırlamamktadır.. kıza karşı sürekli değişen tavırlar sergilediğinden kızcağızda ne olduğuna bir türlü anlam verememktedir..

diziye başladığımda gülmem gerkiyordu.. sırf gülmek için başladım bu diziye.. ama kızın babasının ölümü cenaze sahneleri falan o kadar acıklıydı ki.. daha ilk bölümden ağladım.. beni biraz depresyona soktu açıkçası.. saf komik bir dizi değil, hatta komiklik kısmını genelde kızın ilginç babasının üzerinden ilerletmeye çalışmışlar.. ki cıvık komiklik beni hiçbir zman güldürmemiştir.. ondan çok Seung Hyo’nun titiz karakterine çok daha fazla güldüm.. kendini ilginç hallerde, ilginç yerlerde bulduğunda yaşadığı şoklara.. terliksizken kendi evinde bile yere basamadığı bir sahne var ki kız ayağını zorla yere indiriyor adamın.. bayıldım.. ha bir de kızın arkadaşıyla başkanın birlikte içtikleri bir sahne var ilk aşklarından bahsettikleri.. izleyin izleyin.. anlatmakla olmaz..

hele aralarında bir futbol topu muhabbeti var ki sırf o muhabbet için bile izlemeye değeceğini söyleyebilirim.. bir de kötü ama yakışıklı adam var tabi o da iyi bir renkti.. kusursuz görünen ama bu sefer  hakikaten kötü karakterdi.. ama görüntüsü ne kadar iyi olursa olsun, kız tabi ki görünüşte kötü içinde iyi adama aşık oldu her zman ki gibi :)

bu çifti çok sevdim ben hakikaten yaa.. şimdi yazmaya başlayınca ne kadar sevdiğimi daha iyi anladım.. kızı çok çok beğendim zaten görüntü olarak da.. çocuğa ise ilk bölümlerde gıcık kapmama rağmen şirin tavırlrı da aksi tavırları da çok iyi canlandırmıştı.. soğuk görüntüsünün ardındakini görmeye başladıktan sonra ise her halini beğenmeye başladım ben.. yakışıklı bile buluyorum artık..romantizmin yanında ressamın ölümünün araştırılması olayı da var tabi.. Seung Hyo içine giren ruhu zamanla görmeye başlar ve ona yardım ederr.. ikisinin bu uyumlu çalışması sonucunda işleri yoluna koymak kolaylaşır.. tabi bu arada patronun o soğuk karakteri düzelmeye başlar.. ki ilk bölümlerde hakikaten çekilecek alamet değildir kendisi.. ama bunlar devede kulak işte ben bir tek ikisinin ilişkisine odaklandım.. aralarında ki yaş farkı da fazlaydı aslında ama hiç rahatsız edici bir durum yoktu.. gerçek hayatta aralarında oniki yaş var.. dizide ise kız liseden yeni mezun olmuş ve yirmi yaşındayken, adam ise otuzbir yaşında..

bir çok harika sahneye sahipti bence.. ama biri var ki ben ona bayılıyorum..

bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaktadır.. çocuk kızı eve bırakır.. fakat evin önünden bir türlü ayrılamaz ve arabanın içinde bekler.. bu sırada kız da evin girişindeki sallıncakta oturmaktadır ve öylesine arar adamı.. ve şöyle bir konuşma başlar..

(kız) Young In: Leon filmini izledin mi?
(erkek) Seung Hyo: İzlemedim. Sebepsiz yere silah kullanılan filmleri sevmiyorum.
Young In: Ama Leon filmi aşk hakkında..
Seung Hyo: Bana ana fikrini söyle.
Young In: “Ben yeterince olgunum Leon. sadece biraz daha yaşlanmam gerek.” Matilda böyle demişti.
Seung Hyo: Kız kaç yaşındaydı?
Young In: Hmm.. 12 olması lazım..”

Seung Hyo: Pöf.. tahmin etmeliydim.. peki sonra?
Young In: O zaman  Leon şöyle cevap verdi, “Bana göre tam tersi. Yeterince yaşlıyım. Sadece biraz daha olgunlaşmam gerk”
Seung Hyo: Leon kaç yaşındaydı?
Young In: Hmm.. 35-40 civarı sanırım.. senden çok daha yaşlıydı.
Seung Hyo: Ne demeye çalışıyorsun?
Young In: Şey sadece.. onlar ikisi de birbirine sırılsıklam aşıktı..

Seung Hyo: Mutlu sonla mı bitti?
Young In: Hayır biri öldü..
Seung Hyo: Hangisi?
Young In: Leon.. ama bizim ki mutlu son olsun.. Anladın mı?

bu cümleden sonra ki sessizliğin ardından telefon kapanır ve kız kendi kendine söylenmeye başlar:

“cevap yok.. onay yok.. sadece kalbimin sızısı var.. aptal, aptal.. bu sözleri duymuş olduğun zaman gök yarılmış olsa bile,  buraya beni görmek için koşarak gelmen lazımdı.. bunu yapmayı bile bilmiyorsun değil mi, şapşal?”

derken.. çocuk yağmurun altında beliriverir..

daha üzerinde durulması gerekn onlarca sahne var.. bunca yazıdan snra ne kadar sevdiğimi anlatabilmişimdir herhalde.. güzel bir dizi.. içinden babanın laubali tavırlarını çıkarırsak çok daha iyi olabilirdi bence .. ama gülü seven dikenine katlanır artık ne yapalım.. tavsiyedir..

4 thoughts on “Who Are You? ^^ nuguseyo??

  1. Yahu ben bu adama bayılıyorum. Geçte olsa yakışıklı bulmana sevindim şahsen benim gözdelerimdendir kendisi. Hele Türkiye’ye geldiğinde istanbulda olamadığım için ne yanmıştım pehh ben orda olacaktım ki!!! Yoon Kye Sang ile “Six Years In Love” filmi ile tanıştık, “Triple” dizisi ile gönlüme taht kurdu. Bu adam için o diziyide izlemeni tavsiye ederim.

    Bu dizi gözümden nasıl kaçmış şaşırdım. Yakın zamanda izlerim inşallah. Bu arada o dialog çok ama çok hoşuma gitti. Bir Leon aşığı olarak dahada bir sevdim. Eline sağlık canım ;)

  2. Listemdeki dizi ve filmleri izleyene kadar bloglara bakmasam mı ne! Bu gidişle başedemicem listenin sonu görünmez oldu:D
    Canım güzel bir diziye benziyor tavsiyeni dinleyip listemin üstlerine taşıyorum bu diziyi, kamsahamnida;)

  3. yazında yer verdiğin diyalogdan sonra bu diziyi izlemeye karar verdım gitti bakalım bende senın kadar sevecek miyim;)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: