uzun bir hikaye ^^ iki parça bir arada

bu bir buluşma yazısıdır.. ve benim şu anda ne yazacağım hakkında pek bir fikrim yok ama bu yazının bu gece en geç 3’te tamamlanmış olması gerekiyor..  teslim tarihi belirlenmiş olan bu yazının ayrıca bir de uzun olması gerekiyormuş ve yazı yazma özürlüsü olan ben şu anda bu sebeple oldukça büyük bir baskı altındayım tahmin edersiniz.. ya da etmezsiniz :) bu arada yazı bol saçmalamalı olabilir bu sebeple zırvalık dinleyecek halde değilim diyorsan hemen bu kısımda okumayı bırakmanı salık veririm.. ve arkadaşlar hepimiz hazırsak evet şimdi başlıyoruz:

bir varmış bir yokmuş bu hikayenin başlangıcı uzun uzun zaman önceye dayanırmış.. Asya ile Avrupanın birleştiği yerde içi neşeyle dolu insancıklar yaşarmış.. bu insanların herbiri uzakdoğuyla ilgili bir çok şeyi sever ama en çok da korelilere bitmek tükenmek bilmeyen bir ilgi duyarlarmış..  ama bu yavrucaklar en yakınları tarafından bile bu sevgilerinden dolayı dışlanırlarmış.. çevreleri tarafından “yine mi çinlilerden bahsediyorsun?” denmek suretiyle sürekli itilip kakılan bu insan yavrucukları saatlerce Kim Hyun Joong’un gülüşünden bahsedebilecekleri birilerine muhtaçlarmış :)(:

ve ihtiyaç duyduklarını sonunda sanal alemde bulmuşlar.. gece gündüz sürekli bir şeyler paylaşan bu insancıklara böyle uzaktan uzağa iletişim kurmak zamanla yetmemeye başlamış tabi ve en sonunda kanlı canlı olarak birbirlerini tanıyacakları gün için hazırlıklar yapmaya başlamışlar ve 40 gün 40 gece dillerden düşmeyecek o gün sonunda gelmiş çatmış..

masalın bundan sonrasını insancıklardan birinin ağzından dinleyelim en iyisi :) (ayy ne zormuş ya masal yazmak :/ mışlar mişler yüzünden olaya konsantre olamadım.. yemin ederim yoruldum şimdi pes edicem valla.. neyse ha gayret):

yaklaşık iki haftadır 19 martı bekliyordum.. aslında bu benim ilk blogger buluşmam değildi ama nasıl hevesliyim nasıl heyecanlıydım tarifsiz♥  LaFea, Winpohu, Lee, Akira ve arkadaşı, tramway’da çok ilginç bir tesadüf sonucu tanıştığım Betül ve kardeşi Mukaddes(bi ara anlatmak istiyorum bunu da çok ilginç çünkü:)), buluşma için Bursa’dan kalkıp gelen Seda ve eski oda arkadaşım yani kısaca aramıza kattıklarımdan biri Ebru :) hesaplarıma göre en az 10 kişi olacaktık.. ki daha önceden tecrübe etmiştik sanaldan gerçeğe geçme aşamasında ortadan kaybolan hattan düşen çok oluyor.. bir de buna mesafeler, iş güç eklenince katılmak istediği halde katılamayanlar da olunca kalabalık gruplardan buluşmalara çok az sayıda kişi geliyor:/  bu yüzden bu buluşmaya 10 kişi gelecek olması bizim için oldukça büyük bir şeydi..  ilk önce Seda’yı karşılamaya iskeleye gittim.. birbirimizin resmini bile görmemiştik.. ama onca tariften sonra tabi ki birbirimizi ilk görüşte tanıdık..

kendimizi meşhur İstanbul üniversitesi Beyazıt kampüsü ana kapısının önüne attık çünkü orada çok sevgili Winpohu ile buluşup keyifli bir kahvaltı yapmak için sözleşmiştik.. tabi ki Winpohu bizi trafik yüzünden biraz bekletti ama bunu pek de sorun etmedik:) ve birlikte güzel bir kahvaltı yaptık.. aslında kahvaltıyı ben yaptım diyebilirm hatta her şeyi ben yedim neredeyse.. kahvaltının sonlarına doğru ise katılmaması halinde kasten acı vermek sureti ile burnundan fitil fitil getirileceği tehditlerinden korkan Lee teşrif etti.. ve grubun geri kalanıyla buluşmak için yeniden ana kapıya doğru yol aldık.. hava ne yazık ki kapalı ve hafif yağmurluydu.. ama neyse ki bu kimsenin gelmesine engel olacak boyutta değildi.. bu yağmur meselesini o kadar kafama takmıştım ki son hafta rüyamda yağmur bile görmüştüm:)

çoğumuz toplandıktan sonra rotamızı Sultanahmet’te ki Seoul Restaurant’a çevirdik.. hem ulaşılması kolay bi yer hem de Kore yemekleri denememiş olanlar için bi değişiklik olmasını istediğimizden genelde buluşmalarda gittiğimiz klasikleşmiş bir mekandı Seoul.. bu sırada uzun uğraşlar sonucu LaFea’yı da aramıza aldıktan sonra mekana ulaştık.. fakat yine her zaman olduğu gibi ağır koku orada bizi bekliyordu.. tabi ki ben baharat ve benzeri ağır kokulardan etkilenerek iştahı kapanabilecek biri olmadığımdan bu duruma pek takılmadım ve daha bir saat önce çatlayacasına yemiş olmam rağmen siparişimi vermekten geri kalmadım..

tabi ki bu sırada herkes birbirine çoktan kaynaşmıştı.. çubuklarımızı elimize aldık ve harika bir muhabbet eşliğinde yemeğimizi yedik.. ardından ise mekan değiştirmek için kalktık.. tabi bu sıralarda komik şeyler de oldu mesela ben genelde hızlı yürüyen biriyimdir.. çünkü arkadaşlarımın çoğu uzun boylu ve bende bir buçukluk bir kızcağızım ve genelde-her zaman:)- topuklu ayakkabı giydiğimden onlara yetişmek için sık adımlar atarım.. bu benim için bi alışkanlık.. tabi kalabalık bir grupla takıldığınızda bu biraz sorun oluyor.. çünkü ben genelde en önde gidip farkında olmadan arayı açıyorum.. bu durum baya bi tekrarlanmış olacak kİ Sultanahmet’ten Çemberlitaş’a yürürken “Nilüüüüü” diye bir sesle kendime geldim.. bi de baktım ben yine arayı açmışım :) o ses o günden beri kulağımda LaFea’cığım :)

sonrasında bi kaç yer dolaştık ama hem biz kalabalıktık hem de her yer dolu olduğu için yer bulmakta zorlandık en sonunda Cağaloğlundaki kahve dünyasına attık kendimizi.. burada da kahvelerimizi içip keyfimize keyif kattık.. üzerine yediğimiz tatlılarla resmen oburlukta da sınır tanımadık.. öyle güzel muhabbet ettik ki tadına doyum olmadı.. çok güldük çok eğlendik.. herkes birbirinden neşeli ve cana yakın kişiliklere sahip dolayısıyla çok çabuk kaynaştık.. hava karardı ama muhabbetimizi bir türlü bitiremedik ve tadı damağımızda kalarak dağıldık.. Akira’nın her seferinde belirttiği gibi bizde bunu saymadık.. yetmemişti çünkü..

 

ve bundan kısa sayılabilecek bir süre sonra yani bugün tekrardan buluştuk.. ben tabi önceki gece çok geç ya da kısaca sabah uyuduğumdan, 1de olacak buluşmaya hazırlanmak için 12.45’te uyanınca  biraz rötarlı katılmış oldum..  bu kez de yanıma çok yakın arkadaşım olan Fatma’yı almıştım.. onun bu zevkten mahrum kalmasını istemedim çünkü.. sağolsun Lee azıcık geç kaldım diye demediğini bırakmadı.. neyse ki günün sonunda ona yedirdiğim pizzalarla dilinden kurtulabildm :)

sabah uyandığımızda hava günlük güneşlikti♥ İstanbul nadiren gösterdiği güneşini buluşmamız için ortaya çıkarmıştı sanki.. geçen sefer aramızda olamayan Nefertitimiz de teşrif etmişti çok şükür:) bir de günün en büyük sürprizi olan Mavi‘yi orada bulunca artık günün süper olması için başka sebep aramaya gerek kalmamıştı.. severek takip ettiğimiz Mavi bizi görmek için taa Ankara’dan kalkıp gelmişti.. nasıl sevindim ve Mavi’yi nasıl sevdim bilemezsiniz♥ yine gırgır şamata bolca Kore dizileri, oyuncular, sevdiklerimiz, gıcık kaptıklarımız, mutlaka izlenmesi gerekenler diyerek, bol gürültü çıkartarak etrafa bolca rahatsızlık verdik..

bazılarımızın yine erken ayrılması gerekti, Betül ve Mukaddes annelerinin gazabından korktuklarından, istemeden de olsa bir düğüne katılmak için aramızdan ayrıldılar :( Nefertiti ve Winpohu ise soğuğa daha fazla katlanamadılar.. tabi hepimiz İstanbul’un güneşine aldandığımız için biraz donduk.. bu üzücü vedalaşma faslından sonra yemek için Beşiktaş’a geçmeye karar verdik.. Lee bizi en son 2yıl önce gittiği Kırıntı isimli bir mekana götürecekti ama ne yazık ki oranın büyük porsiyonları sebebiyle iflas edip kapandığını farkettik :( böylece bulduğumuz ilk sıcak mekan olan PizzaHut’a attık kendimizi.. ve yine tıkındıktan sonra yine bu güzel günün sonuna geldik.. Akira yine her zaman ki gibi bunu saymıyorum dedi:) Mavi ve LaFea otobüs saatine kadar LaFea’ya kaçtılar.. tabi ki sonraki buluşma için tarih bile belirlendi, planlar yapıldı.. kısmetse önümüzde ki ay adalara gidiyoruz.. hepimiz bir şeyler hazırlayacak ve piknik yapacağız.. daha gelen olur mu bilmem ama aramıza katılmak isteyene kapımız her zaman açık.. ilk defa gelen arkadaşım bile çok eğlendi benden söylemesi :)

ve bu yazı burada biter.. tabi ki daha anlatmaya değecek çok şey var.. şimdilik benden bu kadar.. bu benim rekorum oldu tarihe geçsin.. demek ki Nilü’de isteyince uzun yazabiliyomuş demi.. hıh..

24 thoughts on “uzun bir hikaye ^^ iki parça bir arada

  1. yaaa ağlamak istiyorummm,ben de gelmek istiyorum
    ayrıca senin uzun yazı yazmakla ilgili hiçbir problemin yok:))
    bir aydır bakamıyordum resmen bloga fena bir vize döneminden çıktım,gelir gelmez okuduğum ilk posta bak kıskançlıktan ölebilirim:)

    • o zmn sende bize sürpriz yap ve bir gün aramıza katıl.. kıskanılcak kadar güzel di haklısın bi şey diyemeyeceğim bu konuda :)
      (bkz. kıskançlığa kıskançlık katma çalışmaları)

  2. ben hiçç saymıyorum :D
    Karşıda Akirayı otobüsüne postaladık önce biz. Sonra La Fea’ya geçtik.
    Ve ben deli gibi yorgunum şu an. Yarın okul var ama bu bi günlük deliliği yapmalıydım :D Ellerine sağlık canım. Kim demiş Nilü hemen yazmıyor diye. Hani birde fotoğraflara ulaşırsak tamamdırrr :D

    • senin tek seferlik gelişini bende hiç saymıyorum ztn.. uzun zamandır böle güzel bir sürprizle karşılaşmamıştım.. iyi ki bu deliliği yapmışsın :) fotoğraf işini halletmeye çalışıyorum akşamdan beri burnumdan getirdi :S

  3. bi dahaki sefere kaktus cicegi ile biz de katılacağız inşallah ;) gelmeyi çok istedik ama kısmet olmadı bu seferlik…

  4. offf çok harika bir gün olmuş süprizler güzeldir hele bu süprizler canınız saydığınız kişilerden çat kapı buluşmaya gelmece olursa daha da şahane olur. mavi tam süpriz yapmış hakkaten de çok sevindim:)

  5. Canım süper anlatmışsın çokk beğendim :) Sana sesimi duyurmakta güçlük çektiğim için böyle bir yönteme başvurmak zorunda kaldım :D Ben artık kimseyi çağırmam, gelecek dediklerimde gelmeyerek beni yalancı durumuna düşürüyor. Yine duyururuz elbette, gelmek isteyen olursa biz sadece Kore konusunda değil her konuda konuşabiliriz ve anlaşırız.. Ehh bize doyum olmaz :D :D :D

    • valla bize doyum olmaz.. gelmeyenler çok şey kaçırıyor.. belki de artık o uyumu yakaldığımız için böyledir :)

  6. Yine çok güzel bir gün geçirmişsiniz ve yine çok kıskanarak okudum:)) Yalnız, amma çok şey yemişsiniz, ben olsaydım tek tabakla doyar sonrasında sizi izlerdim demek :D Bir gün buluşmalardan birine katılabilmek dileğiyle:) Eğlenceli bir yazı olmuş.

    • sorma ben baya bi iştahlıyımdır:S buluşmalara bekleriz.. herkes yemek zorunda değil zorla ağzına tıkmıyoruz kimsenin:)

  7. nilücüm çok güzel anlatmışsın her şeyi.. çok çok güzel bir gündü gerçekten acayip eğlendim, vizeler öncesi terapi gibi oldu artık sınavlara çalışabilirim :)

  8. Millet bunu saymıyorum :P bu kadar belirtmemin nedeni size doyum olmuyor, 24 saat geçirsek yine yetmez yine yetmez:D malum Asya uçsuz bucaksız bir deniz yüz yüz bitmiyor :) Ellerine sağlık çok güzel anlatmışsın bu harika günü pardon günleri:) Eve dönerken konuşmaktan çenemin ağrıdığını fark ettim ve eve gelince konuşucak dermanım yoktu. Bu blogçular iliğimi kemiğimi kuruttu yahu :D nedir sizden çektiğim :P Bu arada adalar işi daha erken bir tarih olsun pilizzz mayısın ilk haftası falan olsa süper olur. Çünkü benim finaller mayısın 2. haftasından sonra başlıyor yusuf yusuf olmak istemiyorum. Duyun sesimiiiiiiiii :D

    • teşekkürler canım.. çok haklısın tabi doyum olmuyor bu güzel muhabbete.. ada işini tekrar konuşuruz artık.. ama ay başı benim için hiç uygun deil :'(

  9. İşte budur :p Nilü’yü buradan kutluyotum, gayet doyurucu yazı olmuş aha :D

    Buluşmalar gerçekten çok keyifli geçiyor, ben son derece eğleniyorum.
    Her ne kadar muhalif duruşuma ve manyaklıklarıma katlanmanıza bayılsam da, Beltur’da beni Fea’nın denize atacağını düşünmüştüm :D

    Adalar gezisini sabırsızlıkla beklemekteyim.
    Not: Yiyecek listesini mail olarak atacağım size haha :P

  10. çok acımasız olmuş bu ya :( buluşmaların böle ballı ballı anlatılması yasaklanmalı bence :P
    ikinci buluşmaya kadar orda olurum ona katılırım diye ümit etmiştim ama nasip olmadı inşallah sonraki buluşmalara yetişirim yoksa kuduracağım kıskançlığımdan :)

  11. kim demiş nilü uzun yazamaz diye bak ne güzelde yazmış :) çok güzel anlatmışsın .ben çok ama çok eğlendim her ikisinde de .hele resimler çok güzel olmuş.ben zaten doyamadım doyamadım doyamadım :) akira gibi eve geldiğimde konuşacak halim yoktu ne çok konuşmuşum ne çok gülmüşüm ne çok eğlenmişim :) bir de soğuk olmasaydı ben erken ayrılmazdım gerçi erken dediğimde saat 7 idi kaç saat takılmışız zaman nasıl geçmiş anlamadım.bir daha buluşmaya kadar esen kalın canlar :)

    • aşkolsun o kadar duyurduk.. ayıptır bi tarafımızı yırtacaktık neredeyse.. gelmek isteyene her daim kapımız açıktır.. bekleriz :)

  12. Kim hyun joongun gülüşü kısmına bayıldım bloğunu ilk kez ziyaret etmeme rağmen (ki bu benim ayıbım) çok beğendim teşekkürler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: