Into the Wild ∞ A Film by Sean Penn

≈ Eddie Wedder society eşliğinde;

uzun uzun uzun zaman önce bilmem nerede rastladığım türkçeye “yabana doğru” ve “özgürlük yolu” olarak çevrilen bu filmi indirip bir köşede bekletip durmuşum.. yine uzun uzun zaman önce bir akşam oturduk izledik.. film bittiği anda “bundan kesinlikle bahsetmeliyim” diye düşündüm.. ama bu güneşli pazar gününe kısmetmiş işte.. böyle tam ihtiyacınız olduğu anda çıkıp gelen ufak şeyler vardır ya hani.. güç verir, düşündürür, sorgulatır.. bu film sanırım bende bu etkiyi yarattı ve ben bu yüzden bu kadar içselleştirdim olayı.. birlikte izlediğim arkadaşım sürekli “neden? neden?” diye sorarken ben olayın o kısmına hiç takılmadım açıkçası.. neden bilmiyorum benim için anlamak hiçte zor değildi Christopher McCandless’ı..

tabi ben her zaman ki gibi hiç bir bilgi almadan olaya daldığım için wikipedia’da yer alan Into the Wild; Jon Krakauer’ın 1996 yılında yayınlanan, Christopher McCandless’ın maceraları hakkında kurgu olmayan aynı adlı kitaptan uyarlanmış 2007 yapımı sinema filmi.” olarak özetlenen önemli ayrıntı ile ilgili hiçbir bilgim yoktu.. filmin gerçek olduğunu son kısımda verilen bilgiler kısmına geldiğimizde farkedebildim.. ama bunları bilseydim bile filmi daha fazla sevebilmem mümkün değildi zaten.. daha açılışta çalan müzikler ve kamera açıları ile odamıza kadar gelen o hava sayesinde beni çoktan fethetmişti bile.. tabi müziklerde Pearl Jam grubu solisti Eddie Wedder’ın ruhu olmasının da payı çok çok büyük sanırım.. düşünün bir yabancı müzik özürlüsü ben bile bunu hemen hissedebildim :)

“Konusu kısaca ne?” derseniz görünüşte her şeye sahip olduğu bir hayattan vazgeçen Christopher’ın, Alexander SuperTramp’e dönüşme hikayesi derim.. aslında Chris’in vazgeçtiğini söylemek yanlış olur o daha çok kaçıyor diyebiliriz.. insanların ikiyüzlülüğünden, içinde bulunduğu yaşamın sahteliğinden hiç ardına bakmadan kaçıyor.. hiçbirimizin cesaret edemediği bir şekilde hemde..  Ailesini, kardeşini, diplomasını, arkadaşlarını, parasını kısacası her şeyini geride bırakıp kendini keşfetmek için yola çıkıyor.. asıl amacı olan Alaska’ya ulaşıncaya dek.. 

başrol Emile Hirsch ile bu filmde tanıştım.. gerçek Christopher’a çok benzemiş açıkçası.. şimdilik bir kere izlemiş olsam da tekrar tekrar izleyebileceğim nadir filmlerden biri.. film öyle güzel cümlelerle dolu ki bir bir yazabilsem keşke.. 

“Denizin tek hüneri şiddetli darbelerdir, ve ara sıra da olsa kendni daha güçlü hissetme şansı. Doğrusu deniz hakkında fazla şey bilmem, fakat denizde durumun böyle olduğunu biliyorum. Ve yine hayatta güçlü olmanın çok gerekli değil, ama kendini güçlü hissetmenin çok önemli olduğunu, en azından bir kere bile olsa kendini tartmanın, bir kere bile olsa kendini, insanın en antik koşulları içerisinde kendini bulmanın, ellerinizden ve kafanızdan başka, size yardım edecek birşey olmadan, kör ve sağır taşla tek başına yüzleşmenin gerekli olduğunu biliyorum.”

Christopher’ın yolculuğu sırasında tuttuğu günlükler sayesinde bir çok ayrıntı bize ulaşmış.. ve o otobüs hâla yerinde duruyor.. izleyin ama sadece anlayabileceğini düşündüğünüz kişilere izlettirin.. tüm ayrıntılarıyla muhteşem bir film, gereksiz ellerde ziyan olmasın boş yere ;) anladınız siz beni, yine cimriliğim üzerimde.. 

ve Alexander SuperTramp her şeyin sonunda farkettiği bir gerçeği bizimle de paylaşıyor;

“Mutluluk sadece paylaşıldığı zaman gerçektir..” 

One thought on “Into the Wild ∞ A Film by Sean Penn

  1. Filmi ben de izlemiştim ve etkisinde uzun süre kalmıştım çok çarpıcı bir hikaye ve müzikler konusunda da haklısın mükemmel.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: