Son 1 Yılda En Çok Okunan Yazılarım – İlk 5

20140211_105533000_iOS

1. Lee Min Ho ♥ Park Min Young – Şaka Değil İnan: Şaşırmamam lazım ama şaşırıyorum yine de millet olarak dedikoduya nasıl meraklıyız biz böyle.. 23.08.2011’de yazdığımdan beri tam olarak 15.251 defa okunarak rakiplerine fark atmış.. Yalnız Lee Min Ho’nun sevgilisinin kim olduğunu öğrenmek için heyecanla bloguma gelen arkadaşlar size acı bir haberim var.. Bu çift ayrılalı baya bir oldu.. Lee Min Ho hangi kollarda artık bende bilmiyorum..

20140212_093336000_iOS

2. Boys Over Flowers ♥ ♥  Tam Anlamıyla Bittim: 25.04.2010’dan bu yana 5.087 defa okunmuş.. Ne diziydi diyorum valla.. Ama Geum Jan Di’ye hala gıcığım ya o kadar zaman geçti üstünden gıcık hala gıcık :)

20140212_093403000_iOS

3. City Hunter ¦ Bu sabah çok erken kalktım: Yazdığım sabahı hala hatırlıyorum bu diziyi izlediğim yaz güzel bir yazdı gerçekten.. Hatta o sıra Pasta dizisini de izleyip bir yaz tatilinde 3-4 kilo almıştım kabus :/ verdim neyse ki :D

20140211_105902000_iOS

4.Nasıl izliyorum: Bu yazının bu kadar okunmasına sevindim açıkçası işe yarasın diye yazmıştım anlaşılan işe yaramış.. 06.10.2011 de yazmışım galiba.. Ama ne yazık ki güncelleme yapmam gereken bir yazı artık, sanırım link verdiğim sitelerden bazıları kapanmış vs. 7.271 kez okunmuş..7.271 kez faydalı olabilmişimdir umarım :)

20140211_105848000_iOS

5. Personal Taste ^^ Gu Jun Pyo Büyürse..: Yine Lee Min Ho yine Lee Min Ho.. Yeni nesil için Lee Min Ho’nunyeri anlaşılan ayrı.. 23.07.2010’dan beri 7.514 kere okunmuş bu dizi yazım.. Fena bir dizi değildi.. Güzeldi güzel..

Listenin kazananı açık ara Lee Min Ho tüm rakiplerini geride bırakmış resmen kendisini tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum. Açıkçası bende ‘Lee Min Ho ne çekse izlerim’ kafasındayım sadece Faith dizisini henüz izlemedim.. Neyse o zaman anlaşılan Heirs yazımı ilk sıraya almalıyım :) Bu ara bloga istediğim geri dönüşü sonunda yapabildim.. Yazılar gittikçe sıklaşabilir hatta..

Reklamlar

personal taste ^^ Gu Jun Pyo büyürse..

yine görsele boğulmuş bir yazı ile geldim.. daha daha daha fazla koymak isterdim, hatta bütün blogu doldurmak isterdim ama sonra benden başkası bakmaz diye korkuyorum:) bir süredir yazılmayı bekleyen süper bir dizi.. uzun zamnadır merak ediyordum ve sonunda muradıma erdim.. ailecek izlediğimiz dizilerden biri oldu personal taste.. ki bizimkiler sıradan şeyleri seyredebilecek sabra sahip olmadıklarından bu baştan sona merakla izlenebilecek bir dizi olduğunun kanıtı oluyor.. bu kadar merakla beklememin asıl sebebi tabi ki Lee Min Ho.. bunu inkar edecek değilim.. ama Lee Min Ho gerçekten hakkını verdi.. beklediğime değdi ve sadece karizmasıyla ve BOF’ın havası sayesinde değilde yetenekli olduğu için beğenildiğini kanıtladı bana göre..

ana hatlarıyla olaylar şöyle başlıyor; en yakın kız arkadaşı ve sevgilisinin evleneceğini düğün sırasında öğrenen saf ve temiz kalpli Son Ye Jin dibe vurmuştur.. bu olayın üstüne iş arkadaşı tarafından dolandırılması yüzünden mimari açıdan büyük öneme sahip evinin bir odasını bir çok tesadüf sonucu tanıştığı ve gay sandığı Lee Min Ho’ya kiralar..
kılık kıyafetine ve tavırlarına hiç dikkat etmeyen bu kızcağız aile sevgisi tadamadığı için hayatı boyunca tutunacak bir dal aramıştır.. bu yalnızlığın ve Lee Min Ho’nun dayanılamaz cazibesinden dolayı ev arkadaşına kısa sürede ısınır..bir süre sonra tabi ki bu kadar iyi bir kızı kaçırmanın büyük bir aptallık olduğunu farkeden eski sevgilisi, köpek gibi pişman olur ama iş işten geçmiştir.. bu dönüşü fırsat bilen Son Ye Jin, doğasına aykırı olmasına rağmen bir intikam planına girişir ve bunun için Lee Min Ho’dan yardım ister.. Lee min Ho ise “oyun bitti” dediği anda intikam planından vazgeçmesi şartı ile yardım etmeyi kabul eder..

tabi bu oyun bitti anına bayılmayan yoktur.. olamaz da :) hiçbir oyun bundan daha iyi bir şekilde bitirilemezdi kanımca.. hem intikama son darbe hemde yeni bir hayata başlangıç için süper bir adımın sembolü gibiydi.. bu arada üstte ki resimde sağdan çıkan kafaya bakın ve gülün mümkünse :)

yukarıda Son ye Jin ile Lee Min ho’nun arasında oturan işte o gelmiş geçmiş en kötü arkadaş.. Son Ye Jin’in sevgilisin çalan kişi.. kendine nasıl güveniyor görmeniz lazım.. her zaman ki gibi gıcık olduğum tüm karakterlere uygulamak istediğim şiddeti ona da uygulamak istedim.. hem de fazlasıyla.. tamam güzel giyiniyor havalı iyi tarafaları nadirde olsa var ama beter bir kıskançlığı ve açgözlülüğü var..

bu kahve içen bey ise önemli bir karakter.. Lee Min Ho’nun işlerini hale yola sokması için bu adamın gözüne girmesi gerek.. ne kadar bu resimde belli olmasa da başlarda oldukça ciddi görünen bir karakter… fakat sonradan ne kadar yumuşak bir kalbe sahip olduğunu öğreniyoruz.. genelde yan karakterlerden pek bahsetme gereği duymam ama bu sefer bahsetmemek büyük haksızlık olur.. asaleti diller destan.. dizi için büyük bir sürpriz saklıyor.. çok sevdim ve çok üzüldüm haline.. keşke onu da gösterselerdi devamında.. neyse daha fazla bahsetmeyeyim tadı kaçmasın..

Son Ye Jin’e en büyük destek is şu  yukarıdaki abladan geliyor her zaman.. yine yukarıdaki erkek ise Lee Min Ho’nun iş arkadaşı ve bizimkiler onu Lee Min Ho’nun sevgilisi sanıyorlar.. öyle bir gay taklidi yapıyor ki gülmekten bi hal oluyorsunuz.. biraz abartılı hareket ediyordu belki ama bence süper olmuştu.. abartılı jest ve mimiklere genelde katlanamasam da bu sefer tam anlamıyla bayıldığımı söylemem gerek.. acayip güzeldi..

yukarıda ki resimde ise Lee min Ho’nun karizmasını görüyoruz :) baştan sona hep karizma ağlarken de gülerken de.. daracık-kısa paçalı pantolonları bile azaltmaya yetmemiş.. her şey yakışıyor valla.. filinta gibi çocuk diye buna diyorlar herhalde.. ki ben rahatsız olmadım kısa paçalarından.. ceketleri, kazakları, trençkotları harikaydı.. süper giydirmişleridi bence.. 

dizideki en güzel olaylardan biri ise Yoon Eun Hye’nin Lee Min Ho’nun ilk aşkı olarak konuk olmasıydı.. merakla bekliyordum onun sahnesini.. valla çok asil bir görüntüsü vardı.. Min Hoo’yla da baya yakışıyorlardı.. Min Ho’nun geçmişi hatırladığı bir sahne var, bayıldım ben ona.. “Eun Soo(Yoon Eun Hye) biz artık arkadaş olmayalım” deyişi var, nasıl tatlı görmeniz lazım.. tabi burada “arkadaş olmayalım sevgili olalım” demek istiyor :)

dizi o geleneksel eli elime değmedi dizilerinden biri değil.. Min Ho ve Son Ye Jin daha normal ve aramızdan birileri gibi.. doğallar.. eğlenceliler.. sevgilerini belli etmekten ölesiye kaçmıyorlar..

görüldüğü gibi iyi vakit geçiriyorlar.. şu alttaki sahne süperdi ya.. neyse daha fazla yazmayacağım bu sahne ile ilgili kıskançlık damarım kabarabilir her an.. roamantik sahneler sıkça yer almış.. insana pozitif enerji yükleyen bir dizi.. Son Ye Jin, Lee min Ho’ya; Gum Jan di’den elli katdaha fazla yakışmış.. o kıza ne kadar gıcık olduğumu bilmeyen yok herhalde.. yaklaşmasın bir daha benimkilerin yanına :)

yine de sanki Son Ye Jin, Min Ho için hafif büyük gibiydi.. aynı yaşta olmadıkları belliydi bence ama rahatsız olmadım ben.. göze batmıyo pek.. ama başlardaki kıyafetleri gerçekten korkunç.. daha önce izlememiş olsam berbat bir şekilde kayıtlara geçecekti.. her tarafı yara bere içinde dolanıyordu başlarda..

biraz da geleneksel olarak son sahnelerin durumundan bahsedersek; bence gelmiş geçmiş en dürüst-bütün sona sahip kore dizisi.. her şey yerli yerine oturuyor.. yan karakterler bile bir sonuca bağlanmış.. ki; bi çok dizide ana karakterlere bile ne olduğunu öğrenemediğimiz zamanlar oluyor.. hepsine ne olduğunu tek tek göstermişler.. bayıldım çok sevdim.. havada kalan şeyleri sevmem ben.. daha ne söyleyeyim çok beğendiğim her halimden anlaşılıyordur herhalde..

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.