
“Onsuz yaşamayı düşünemediğin birisine, nasıl veda edebilirsin? Hoşçakal demedim. Hiçbir şey demedim.Sadece yürüyüp gittim.O gecenin sonunda,karşıdan karşıya geçmek için en uzun yolu seçtim.”
Bir Kar Wai Wong filmi.. desemde aslında daha düne kadar bir Kar Wai Wong filminin ne anlama geldiğini bilmiyordum.. sanırım bu durumdan utanmam gerekiyormuş.. neden bilmem bu aralar uzun soluklu bir şeye başlamaya cesaretim yok.. Kore filmleri de indirilmiş bir şekilde bekleyip duruyorlar.. neyse artık bütün yıl izlenecek bolca malzeme var elimin altında..

Bütün gün cafesinden çıkmayan insanları yedikleriyle hatırlayan ve unutulan ya da bırakılan anahtarları biriktiren, o anahtarlar atılmadığı sürece o kapıların kapanmayacağına inanan, sessiz bir adam.. onsuz yaşayamayacağını düşündüğü adamın kendisini aldattığını öğrenen güzel bir kadın.. ve yabanmersinli turta.. bu iki kişinin hayatıne eklenen bir kaç hikaye..

“Ondan nefret etmedim. Sadece, benden vazgeçmesini istedim. Ve şimdi vazgeçti. Bu da canımı dünyadaki her şeyden daha fazla acıtıyor.”
Bu filmde blogger buluşmasında ele geçirdiğim ganimetler arasındaydı.. dün gece açtım sessizce karanlıkta kendi başıma izledim.. ve çok beğendim.. bir olay filmi değil.. içinde ufak hikayeler barındıran bir içsel yolculuk hikayesi daha çok.. benim gibi kafasında durmadan sorular uçuşanlar için böyle filmler oldukça dinlendirici.. ve aslında iyilerine sık rastlanamıyor ne yazık ki..

“- …o zaman neden mi kaybettim? Çünkü her zaman kazanamazsın. İnsanları yenebilirsin ama şansı yenemezsin. Bazen düzenin bozulur insanları doğru okursun ama yine de yanlış şeyi yaparsın.
- Onlara güvendiğin için mi?
- Kendine bile güvenemediğin için.”
Bu dingin hikayeye bir de görsel şölen eklenince kusursuzluk ortaya çıkmış.. canlı renklerin birbiriyle uyumu ve farklı çekim teknikleri, ne kadar bu işten pek anlamıyor olsam da, tek kelimeyle nefis bir göz ziyafeti..
İzlemek mutluluğa ya da hüzne sebep olmuyor.. ama sakinleştiriyor sanki.. hani kafamızın içinde ki düşünceleri alıp dile getiriyor gibi.. ya da bilmiyorum yine benim ruh halim bu filme uyum sağladı ve her şeye olduğundan büyük anlamlar yüklüyor..

“Son birkaç gündür, insanlara nasıl güvenilmeyeceğini öğreniyordum ve başaramadığıma memnunum. Bazen, başka insanlara bizi tanımlamaları ve kim olduğumuzu söylemeleri için, ayna kadar güveniriz. Ve her yansıma, beni biraz daha kendim yapar.”
Herkes tarafından izlenmeli demeyeceğim.. açıkçası bu blogu açarak ne kadar belli etmiyor olsam da, çok sevdiğim şeyleri paylaşmak konusunda pek de hevesli biri değilim.. onları kendime saklamak isterim.. o yüzden sadece bu filme gerekli değeri verecek olanlar izlesin diyorum..
Tamam kötü biriyim biliyorum :)